DÖVİZ KURLARI
DOLAR
ALIŞ

1.510 YTL

SATIŞ

1.5106 YTL

EURO
ALIŞ

1.9179 YTL

SATIŞ

1.9272 YTL

 

 
Güncelleme 2007  Atılım Tarım & Ceviz Fidanlığı
2006 (c) Copyright Ceviz Fidanlığı. Design By MeyaBilisim Internet Hizmetleri
   
                               CEVİZE GİRİŞ
 
   Annem ve küçük kızı, bıraktıktan sonra, iş yerimdeki çalışma odama kapandım. Ruhen yaralanmıştım… Benim için, arkadaşımla beraber yediğimiz bir yemek parası kadar olan bir bedel; küçük kızın ömrü boyunca unutamayacağı bir şenlikti sanki…
    Daha önceleri de bir çok insana yardım etmişliğim olmuştu… Fakat çoğu tesadüfi gelişmelerden ibaretti. Yaşamımı sorgulamaya başladım. Ve belki de o ana kadar hiç düşünmediğim sorular sormaya başladım kendime...
Kimin için ne yaptın?
Yaşamın amacı nedir?
Hayatın şifresi nedir?
   Ve sıra ile irdelemeye başladım kendi sorularımı… Evet birçok insan için iyi şeyler yaptığımı biliyordum, fakat kalıcı ve organizeli yaptığım da söylenemezdi. Bir çoğu rastlantı sonucuydu çünkü…
   Kalıcı ve organizeli bir şeyler yapmaya karar verdim. İnsan yaşamının, hiçbir insanın kendi keyfine bırakılmayacak kadar kutsal ve değerli olduğunu düşündüm. Yaşamanın bir görev olduğunu düşündüm sessizce… Evet, "YAŞAMAK BİR GÖREVDİR." ve her görev de olduğu gibi yaşamanın da sorumlulukları vardı. Kendin dahil, boşlukta kapladığın çeper dışındaki her şeye karşı sorumlusundur…
    Bunu idrak etmek, fitili ateşlemektir aslında ve sonunda kaçınılmaz bir gerçek çıkar karşına "YAŞAMIN AMACI NEDİR?".
     Ev, araba, iş, eş, yat ,kat, para, zenginlik, şan, şöhret,… Bunlar mı amacımız ? Değerli ve kutsal insan yaşamının amacı dört teker, dört duvar ve bedeli parayla satın alınabilen veya bugün olup da yarın yok olabilecek bir şey olamazdı, olması da basitlik olurdu zaten...
     Amaç; çok daha "ERDEM" li bir şey olmalıydı… Ve sonra, insanlara çok daha organizeli ve kalıcı bir şekilde yardım etmeye karar verdim. Muhtaç olana balık vermektense balık tutmayı öğretmek en iyisiydi. Ben de yardım ettiğim küçük kız gibi çocukları tespit edip, okutmaya karar verdim… Özellikle de okumayı çok isteyip de okuma imkanı olmayan çocukları bularak, hayatlarındaki ilk ve en önemli sekme noktasını yaratmak için…
     Öyle de oldu…
      Doğduğum köye el ilanları göndererek burslu okumak isteyen çocuk ve gençleri tespit ettik!
     Önce burslu öğrenci sayısını altı kişi düşünürken yedi oldu,on oldu ve bir ay içerisinde on dört kişi oluvermişti… Burs verdiğimiz gençler, mütevazı, güzel ahlaklı ve en önemlisi ise okumak isteyen gençlerdi… Hepsi de bize güvenerek, okuyacakları okullarına gitmişlerdi. Bir çocuğa bu konuda söz vermek başka bir söz vermeye benzemiyordu… Onun için, kendi gençliğime, çalışmama güveniyordum. Fakat iş hayatının neler getireceğini tam olarak kestiremiyordum.