DÖVİZ KURLARI
DOLAR
ALIŞ

1.538 YTL

SATIŞ

1.5384 YTL

EURO
ALIŞ

2.0811 YTL

SATIŞ

2.0911 YTL

 

 
Güncelleme 2007  Atılım Tarım & Ceviz Fidanlığı
2006 (c) Copyright Ceviz Fidanlığı. Design By MeyaBilisim Internet Hizmetleri
   
                               CEVİZE GİRİŞ
 
   Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum!
    Her şey bir pantolon ile başladı… Evet, yanlış anlamadınız; "pantolon".
    Doksanlı yılların sonunda, baharın on beş mayısın da bir telefon geldi annemden… Kendisini yaylamızdan getiren köy otobüsünden almamı istiyordu. Dediği gibi, annemi ve yanındaki eşyalarını, köy garajından aldım… Bu arada tam hareket edeceğimiz esnada; "oğlum, garajda bekleyen şu kızı da alalım, o da bizim gideceğimiz tarafa gidiyor." dedi. Ben de "gayet tabi anne" dedim, "sen emret yeter".
   Garajda bekleyen genç kızı da aldık arabaya… Yolumuza devam ederken, annem kulağıma eğilerek usulca; "oğlum, bu kız birkaç gün önce köydeyken benden bir pantolon almamı istemişti. 19 Mayıs bayramı yürüyüşünde bayramlık kıyafetlerle yürünecekmiş ve pantolonu da yokmuş…"
    "Tabi ki anne" dedim, "sen nasıl arzu edersen".
     Annemle yaptığımız bu konuşmayı, küçük kız duymamıştı ve ona gayet güzel bir sürpriz olacağını düşünürken aklıma bir şey takılmıştı!
Birileri bana çok güzel bir pantolon hediye etmiş olsa mutlu olurdum elbet, fakat çok da sevinmezdim. Çünkü; bacaklarımda yepyeni bir pantolon varken, ayakkabı eski ve yırtık, gömlek desen üç beş yama… Hasılı; yakışıksız bir kıyafet olurdu sanırım!
     Onun için, yol kenarında sıradan bir dükkana gitmektense içinde her şeyin bulunduğu bir mağazaya gitmeyi tercih ettim. Çünkü; doğru karar vermek için kendimi hep karşıdaki insanın yerine koymuşumdur. Mağazada bizi karşılayan bayana teslim ettik küçük kızı ve dedim ki; "bu küçük kızımız size emanet, tepeden tırnağa giydirip kuşatın kızımızı…" Bu gelişmelerden dolayı,son derece şaşıran küçük kız tezgahtar ablalarının yardımı ile bütün reyonları dolaşırken şaşkın bakışlarıyla büyük bir değişime uğruyordu. Yaklaşık bir saat sonra karşımıza o fakir köylü kızı gitmiş, yerine pırıl pırıl gözlerle, yepyeni bir kız gelmişti sanki…
     Hem annemin hem de küçük kızın gözlerinde mutluluk ışıltıları vardı. Böylelikle tekrar arabaya binip, yolumuza devam ederken arka koltuğa oturan küçük kız kendisinden beklemediğim medeni cesareti göstererek "teşekkür" etti. Bir şey değil demek için yüzüne doğru baktığımda, gözlerinde ölünceye kadar unutamayacağım ve hiçbir kelimenin ifade edemeyeceği bir minnettarlık ifadesi gördüm…
     Boğazım düğümlenerek; "hayırlı olsun!" diyebildim ancak… Boğazım düğümlendi; çünkü hayat adil değildi! Boğazım düğümlendi, çünkü; hiçbir çocuk bu adaletsizliği hak etmiyordu!